Çocukluk Hayalim Olan Dünya'nın En Tehlikeli Yarış Pistine Gittim - Nordschleife


Yıl: 2005
Yer: Antalya'da bir ev
Karakter: 12 yaşında bir velet


Velet, hayatında oynadığı ilk simülasyon olan Gran Turismo 4'ü oynamaktadır. Birden gözüne bir harita ilişir.

Nurburgring...

'Neymiş bu harita' ya diye başlayan ilk yarış; keskin virajlar, kaçış alanlarının darlığı ve 9 dakikanın altında bitirme mücadelesiyle adeta yarış oyunları hayatımda
bana ilk kafa tutan harita olmuştu ve bitirememiştim 9 dakikanın altında. Sonra bir tur bir tur daha ve sonuç yine hüsran. O küçücük velet hayatında ilk defa ayağa kalkıp
'Seni yeneceğim Nurburgring' diye azimle oynamaya devam etti. ve 12. turun sonunda 9 dakikanın altına inmeyi başardı. Ama bilmiyordu ki artık o pistin bağımlısıydı ve önündeki uzun yıllarca
yarış oyunlarında aradığı ilk harita o olacaktı aynı zamanda da velet içinden kendine söz verd: 'Bir gün oraya gidip 9 dakikanın altında tur atacağım'...



Yıl: 2017
Yer:Leuven'de bir oda
Karakter: 24 yaşında içinde hala bir velet olan tipsiz bir keko...
Yorgan: Hazır
Yiyecek: Hazır
Biletler: Hazır

Keko, kapıdan çıkarken sırıtıyordu. Çünkü çocukluk hayalini görmeye gidiyordu. Kocaman çantası, çantanın içinde tulum niyetine kullanacağı bir anneanne yorganıyla...

Leuven otobüs durağı, 15. perondan kalkan Flixbus'a doğru gitmeye başladı. Otobüsün yarım saat gecikmesi kendisini biraz endişelendirse de yine de mutluydu. Otobüs gelmişti, hedef Köln.
ikinci katın en ön koltuğu boştu. Bu da onun için timelapse video çekmek demekti...



(1.tekil şahısa geçiş)

Köln-Bonn havaalanına geldiğimde saat 8.50 civardındaydı hemen bir kalacak yer bulmalıydım yoksa hava kararacaktı ve bulmak daha da zorlaşacaktı. Neyse ki avrupada yeşil alan bulmak zor değil. 20 dk yürüyüşten sonra park gibi bir yer buldum ve ‘yatağımı’ serdim yere.


Bira-salam ekmek ikilisinden sonra güzel bir uyku çektim. Sabah 5 gibi (soğuk havanın da etkisiyle) kalktım ve tekrar havaalanına geri yürümeye başladım. Bugünkü hedefim Köln’ü birazcık dolaşıp 3 gibi Nürburg’a gitmekti. İnternet üzerinden kendime araba rezerve etmiştim ama kredi kartım yanımda olmadığı için arabayı veremeyeceklerini söylediler. Biraz sövdükten sonra nakit parayla araba kiralayabileceğim alternatiflere baktım şu parkta.




Köln'den manzaralar














Türkiye’deki Garajyerim uygulaması gibi Almanya’da Drivy diye bir uygulama var. Birkaç hoşuma giden araba buldum. (Audi tt, Suzuki Swift Sport, Volvo S60 gibi) Yalnız hiçbir kişi cevap atmayınca ‘Ben de Ring’in oradan kiralarım artık.’ diyerek Nürburg’a giden tren aramaya başladım. Sağolsun Google Maps fişek gibi çalışıyor burada, hemen gösterdi aktarmaları vs. Nürburg’a o saatte giden ulaşım aracı kalmamıştı ama en yakınındaki kasaba olan Adenau’ya giden vardı. ‘Otostop denerim olmadı yürürüm.’ diye Adenau’ya bilet aldım. Trenin gelmesine 45 dk vardı. Etrafta kafe aramaya başladım telefonu şarj etmek için ve güzel bir yere rastladım.


Çiğköfteciye.

Zaten canım bayadır çekiyordu iyi geldi. Mekanın dekorasyonu da güzeldi.

İlk durağım Mehlem adında bir yerdi. Bir sonraki trene 1 saat vardı ve indiğim durağın aşağısından nehir geçiyordu. İnip bir bakayım dedim ve baya güzel bir manzarayla karşılaştım.






1 saat sonra üzülerek tekrar trene bindim ve bir salaklık yapıp Ahrbrück HB de ineceğime Ahrweiler Markt’ta indim. Ama hayatımdaki en güzel salaklık olacağını bilmiyordum.

Önce üzgündüm


Ama şu manzarayı görünce uçup gitti üzgünlüğüm.












Bu köprü gibi şeyin üstünden tren geçiyormuş eskiden. Sonra anladığım kadarıyla (nein deutsch) köprü çökmüş ve baya insan ölmüş. İsimleri yazıyordu duvarda.





Bu da ben (öndeki ben)

1 saatlik bu güzel yeri keşfetmeden sonra son trenim olan Ahrbrück’e doğru yola çıktım tabii bu arada yine bir timelapse çektim…



Ahbrück’te trenden inmemle Adenau’ya giden otobüsün kalkış saati arasında bir dk vardı. O yüzden koşa koşa otobüse gittim.


Ve ilk kez Nurburgring tabelasını gördüm.


Adenau’ya varmamla ortamın değişmesi bir oldu. Arabalar sportifleşmeye, dükkanlar damalı bayraklarla süslenmeye başlamıştı. Benim de içim kıpır kıpır olmaya… Ama burada duramazdım. Hedef Nurburgring’di ben de başladım hem yürümeye hem de otostop çekmeye.













Ve anladım ki bu Avrupalıların otostop anlayışı çok fazla yok. 1 saatlik yürüme-otostop çekme’den sonra birisi durdu sağ olsun. Kuryeymiş yemek götürüyormuş. Yarı yola kadar bıraktı beni. Umarım bir daha giderim oralara da çalıştığın yerde yerim.


Saat 8 e gelmişti ve artık Ring’i görebiliyordum. Efsane düzlüktü ilk gördüğüm yer.


Sonra bugün geçti artık deyip kamp yeri aramaya başladım ve o da ne! Ring’in yanında bir kamp alanı vardı ve millet baya bir çöp atıp gitmişti.


Ama güzel taraf bu çöplerin arasında çadırları da vardı. Bildiğiniz terk edilmiş kasabaya benziyordu. Dedim WTF… İhtimalleri düşündüm zombi saldırısı falan sonra şunu buldum


Anladığım kadarıyla millet terör endişesiyle her şeyini bana bırakıp gitmişti.

Fırsattan istifade hemen yerleştim bir çadıra. (ölücülük mod on) Hem de kuruluydu onunla da uğraşmadım.


Yaktım mangalımı


Keyfime baktım.


Ertesi sabah baya dinç bir şekilde uyandım 2 ye kadar takılıp bir çadır bir de mat ele geçirip yola çıktım.



20 dk lık yürüyüşten sonra gelmiştim. İşte çocukluk hayalim karşımdaydı…


Ama gelmem gereken yerin burası olmadığını, kiralama şirketiyle görüştükten sonra anladım. Ama boşuna gelmemiştim, şu güzel kupayı aldım kendime


Nürburgring’ten Nordschleife’ye doğru yürümeye başladım. vee şu muhteşem aleti gördüm.


Dedim ki kendime ‘Nurbrugring, bugüne kadar ne bugattiler ne laferrariler ne de 1000 bg lik golf mk1 ler görmüştür ama alışveriş arabası görmemiştir.’ Sonra ne mi yaptım.



Nordschleife hakkında biraz bilgi vereyim (ekşi yazarları candywarhols ve jakelamotta dan alıntı)

cuzzi bir meblag karsiliginda arabanizi ya da motorunuzu deneyebileceginiz,allahin her gunu halka acilan pist.
pistin ne kadar zor ve adrenalin dolu oldugunu jeremy clarkson "top gear program icin kullandigimiz pistte 6 viraj var,bir gp pisti olan silverstone'da 8 viraj var,bu pistte 104 viraj var" diyerek aciklamisti,ustune dizel jaguar ile 2 gun boyunca tur zamanini 10 dakikanin altina indirmeye calismis,en sonunda 9.59 yapip cocuklar gibi sevinmistir.

su an nurburgringin bulundugu yerde 1927 yilinda insaa edilen orijinal pistin gunumuze kalan tek kisimi.

orijinal pist nordschleife, start und zielschleife ve sudschelife olmak uzere uc kisimdan olusuyordu. 1927-1930 arasinda kosulan grosser pries von deutschlandda bu uc kisim da kullanirken 1930 yilindan sonra yarislar sadece nordschleifede kosulmaya baslandi.

formula 1in concorde anlasmasi oncesi guzel ve hala bir spor oldugu gunlerde yarisan tum suruculer tarafindan (jackie stewardt, niki lauda,(ki ölümcül kazasını burada yağmurlu bir günde yaptı) joschen rindt) hayatlarinin en zor ve en guzel suruculuk deneyimi olarak nordschleifeyi gosteriyorlardi.

1980lerle gelen modern ve guvenli pist anlayisi sonucu start und zielschleife ve sudschelife uzerine insa edilen nurburgring pisti nordschleifenin yerini aldi.

ne mutlu ki bu efsane pistte kendi arabanizla yarismaniz hala mumkun.


Saat 3 gibi varmıştım mekana, pist saat 5.15 te açılıyordu 2 saat etrafta oyalandıktan sonra araba kiraladığım yere gittim ve şu bebeği aldım ellerime.

Normalde ben tek başıma sürecektim ama kredi kartı istediler ve kartta da 6000 euro bloke edeceklerdi. Bende de ne kredi kartı var ne de o kadar limit (Biraz yakın gerçi) dedim ne yapacağız ‘asistanla beraber süreceksin’ dediler +50 euro verip. Tamam dedim buraya kadar gelmişiz 50 euro köpeğiniz olsun. Attım önlerine saldırdılar.

Fiyat listesi:

Araba: 99 Euro
Asistan: 50 Euro
Pistte 1 tur: 25 Euro
Benzin: 10 Euro

Toplam: 184 Euro

Kesinlikle değdi tabii ki de

Yalnız şöyle bir durum oldu. Telefonu Rollcage’e bağladım sonra o arada dokunmuşum galiba kapatma tuşuna o yüzden sürerken videom yok. Elimde olan tek video şu salak şey ve tur sonunda bari arabanın içinden bir video olsun diye adama telefonu verdiğim video.



Ama olsaydı şunun gibi bir şey olacaktı.



Ve hayatımdaki en güzel tecrübelerden birinin sonuna geldik pisti turladıktan sonra benzin almaya gittik ve geri dönüp arabayı bıraktık.

Oradaki işim bitmişti Bir saat daha takılıp yine kamp yeri aramaya başladım dönüş otobüsüm 5 te kalkacaktı ve şöyle bir konteynera rast gelip içine girdim orada da uyudum.


Sabah 5 te dönüş yolculuğum başlamıştı efsane anılarla ve çocukluk hayalimi gerçekleştirmenin mutluluğuyla Leuven’e geri döndüm.

Biraz daha foto